Çankaya Köşkü’nde medya temsilcileriyle bir araya gelen, Başbakan Binali Yıldırım gündemdeki konuları değerlendirdi. Yıldırım’ın konuşması özetle şöyle:  
15 TEMMUZ AFİŞLERİ: Burada kimsenin rahatsız olacağı bir şey yok. Bizim ilk günden dediğimiz şey bellidir; ‘Asker kılığına girmiş teröristler. Bunlar Türk Silahlı Kuvvetlerini temsil etmiyor, bunlar Türk Silahlı Kuvvetlerinin, askerin tankını, topunu, helikopterini, uçağını çalan ve bunlarla millet üzerine bombalar, mermiler yağdıran, akıllarını kiraya vermiş katillerdir.’ Bu kadar basit. Onun için alınganlık gösterecek bir şey yok. 
ABD’DE AFİŞ YASAĞI: ABD veya kimi Avrupa ülkelerinde 15 Temmuz’un anılmasına yönelik çeşitli etkinliklerde takınılan tavrı hiçbir şekilde kabul etmemiz mümkün değil. Bir yandan ‘özgürlükler ülkesi’ diyeceksiniz, diğer taraftan da ülkemizin geleceğini yok etmeye çalışan alçakların kamuoyunda bilinir hale getirmeyi hedefleyen çalışmaları engellemeye çalışacaksınız. Bu, tamamıyla bir samimiyetsizliktir. 

 
‘HERO’ TİŞÖRTÜ: Bu bir anlamıyla suçun itirafıdır, bir anlamıyla meydan okumadır. Neresinden bakarsanız bakın, bu sadece müşteki olanların değil, milletin tamamının öfkesini kabartan bir tutumdur. Bunun özellikle yapıldığı kanaatindeyim. Maalesef yine o akıl, yeni bir arayış içinde. Adalet Bakanı’na gerekli talimatı verdim, bütün detaylarıyla konu araştırılacak ve bunun failleri ortaya çıkarılacaktır. Cumhurbaşkanı’nı kasten öldürmeye giden bir alçağın, göğsüne meydan okurcasına ‘kahraman’ yazan bir kıyafetle çıkmasını da bundan sonra kimse beklemesin. Cumhurbaşkanı’nın canına kastediyor onun aslında göğsünde ‘kahraman’ değil alnında ‘hain’ yazıyor. O sanık söz konusu davranışıyla ‘Ben bir katilim, alçağım” diyor. Bunun başka izahı olamaz.
TEK TİP KIYAFET: Tek tip kıyafet giydirme meselesine gelince, tabii gönlümüz arzu etmez, biz yargılamanın doğal bir şekilde cereyan etmesini bekleriz. Savunma hakkının kutsal olduğunu, savunmaların hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan sonuna kadar yapılmasını isteriz ama bu yapılanlar başka bir şey...  
OHAL 3 AY DAHA UZATILIYOR 
OHAL’İN UZATILMASI: 
Mutlaka bir gün kalkacak bu olağanüstü hâl. Böyle devam edecek diye bir şey yok. Şartlar oluştuğunda kalkacak. Bunlar MGK’da görüşülüyor, konuşuluyor, ona göre ya uzatılıyor ya da kaldırılmasına karar veriliyor. Prensip olarak, bizim hükûmet olarak kararımız, MGK’ya uzatılması yönünde teklif götürmek. Dediğim gibi, biz sürekli bunu devam ettirmekten yana değiliz.
OHAL KOMİSYONU: Kamudan ilişiği kesilmiş, hatta tutuklu, hükümlü, müşteki kim varsa herkesin 60 gün içerisinde müracaatı alınacak. 17 Temmuz’dan itibaren 60 gün içinde geçmişe yönelik bütün talepler alınacak. Şu gün itibarıyla memuriyetten uzaklaştırma alan 38 bin 202, memuriyetten çıkarma 103 bin 844 toplam 142 bin 46. Bu arada 34 bin 320 kişi de iade edilmiş, yani önce çıkarılmış veya açığa alınmış. Ayrıca hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 168 bin 796. İtiraz başvuru sayısı 296 bin 350. Burada tabii mükerrerlik olabilir. Bunlar tasnif edilecek. Şuan OHAL’den yargıya gitme yolu yok.

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/politika/489048.aspx