Advert

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD verdiği sözü tutmadı

ABD'nin New York şehrine yaptığı ziyaretin dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çok önemli açıklamalar geldi. Erdoğan, Trump'la olan görüşmesine ilişkin "Rahip Brunson Konusunu konuşmadık" ifadelerini kullandı. Öte yandan Erdoğan, terör örgütü PYD-YPG’nin Mümbiç’ten 90 gün içinde çekilmesi için ABD’nin verdiği sözü tutmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD verdiği sözü tutmadı
Bu içerik 198 kez okundu.
Advert

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dört gün süren ABD temasları sona erdi. Erdoğan, ABD ziyaretinin ardından resmi temaslarda bulunacağı Almanya'ya geçti.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu Görüşmelerine katılmak için bulunduğu New York'tan ayrılmadan önce ise basın mensuplarına mülakat verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM zirvesinde Türkiye'nin Rusya'dan satın alacağı S-400 füze savunma sisteminin bir kez daha gündeme geldiğini ve bu konuda bir başbakan ile sözlü atışma yaşandığını belirtti. Erdoğan, Suriye'de yaşanan gelişmelere de değinerek, ABD'nin Münbiç'te verdiği sözleri tutmadığına vurgu yaptı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları;

Değerli arkadaşlar, Genel Kurul'un bu yılki teması Birleşmiş Milletler'i tüm insanlarla ilgili kılmak, barışçıl eşitlikleri ve sürdürülebilir toplumlar için küresel liderlik ve ortak sorumluluklar olarak belirlenmişti. Genel Kurula hitabımda Türkiye olarak küresel barış diplomasisi vizyonumuzu ortaya koyduk.

Dünya 5'ten büyüktür tezimi tekrar BM Genel Kurulu'nda açık, net ifade ettim. Mevcut küresel düzen adalet değil kaos, haksızlık ve umutsuzluk üretmektedir. Bu ana başlıkta da konuşmamı sürdürdüm. BM Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi gerektiğini ısrarla söyledim. ‘Tek taraflı politikalar kriz üretmektedir' dedim. Nitekim bunu acımasız şekilde yaşıyoruz. Astığım astık kestiğim kestik tarzında bir anlayışla, böyle bir yaklaşımla mesafe alınamaz.



"AMERİKAN DEVLETİNE YAKIŞMIYOR"

New York'taki ikili temaslar çerçevesinde Ebu Mazin'le, Mahmud Abbas'la da görüşmemizi yaptık. Bundan önceki Amerikan yönetimleri tarafından onlara yılda 150 milyon dolar civarında yapılan destek biliyorsunuz kesilmiş durumda. Buradaki ofislerini de kapattılar.

Bu tür davranışlar, adil olma iddiasındaki bir devlete elbette yakışmıyor. Filistin devletinin şu ana kadar, özellikle Amerika'nın da içinde olduğu 520 anlaşması var. Bunun 120'si önem ifade ediyor. Özellikle de Obama dönemi bu 520 anlaşmanın önde gelen sürecini kapsıyor. Şu anki ABD yönetiminin bunları adeta yok sayması, kendine göre iptal etmesi tabii ki doğru adımlar olarak değerlendirilemez.

‘Suriye, terörle mücadele ve mülteciler konusunda dünya üzerine düşeni yapmalı' dedik. Bunun sinyalini verdik. ‘Adalet dairesini yeniden kurmadan barış ve huzura kavuşmak mümkün değildir' dedik. ‘Türkiye'nin izlediği küresel barış diplomasisine herkes destek ve katkı vermelidir' dedik. Bu mesajlarımızın dünya kamuoyunda olumlu yankılandığını düşünüyorum. Biz Türkiye olarak dünya mazlumlarının sesi olmaya devam edeceğiz. Bizim ortaya koymuş olduğumuz bu küresel barış vizyonuna karşılık, ABD yönetiminin ise tek taraflı ve dayatmacı dünya perspektifini sürdürmesi dikkati çekiyor.

Trump'ın küresel ticaretten Latin Amerika'ya, mültecilerden Orta Doğu'ya kadar uzanan çeşitli konularda dile getirdiği görüşler pek çok dünya liderinin tepkisini çekti. Bazıları bu eleştirileri genel kurulda dile getirdi.

BM GENEL KURULU'NDA LİDERLERİN TRUMP'A GÜLMESİ

‘Güçlüyüm öyleyse haklıyım' mantığıyla, adil ve barışçıl bir dünya düzeni kurulamaz. Nitekim Trump'ın ekonomik durumunu, vesaireyi anlatınca salonda gülüşmeler olması, katılımcıların nasıl bir yaklaşım içinde olduklarını açıkça ortaya koymuştur.

Genel Kurul'a hitabım öncesinde ve sonrasında pek çok programımız ve görüşmelerimiz oldu. İlk gün Türk-Amerikan Toplumunun ve Amerikan-Müslüman Toplumunun temsilcileri ile buluştuk. Ardından Türken Vakfı'nın akşam yemeğine katıldık. Bir dizi ikili görüşme yaptık, yapıyoruz.

İkili görüşmelerde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile görüşmem oldu, Japonya Başbakanı'yla, Yunanistan Başbakanı, Slovenya Cumhurbaşkanı, Hırvatistan Cumhurbaşkanı, Fransa Cumhurbaşkanı ile, Mozambik Cumhurbaşkanı ile, İngiltere Başbakanı, KKTC Dışişleri Bakanı ile temaslarım oldu.

New York temaslarımın son günü itibariyle Filistin, Kosova, Ukrayna, Venezuela, Ukrayna ve Avusturya liderleriyle de görüşmüş olacağım.

Ayrıca Musevi Kuruluşların temsilcileriyle görüşmemiz var. Türk Amerikan İş Konseyi'nin (TAİK) CEO toplantılarına da katılmış olacağız. Buradaki temaslarımızın ardından Berlin'e geçeceğiz.



SORU - CEVAP

- ABD Başkanı Donald Trump ile karşılaştığınızda aranızda bir sohbet oldu mu? Başkan Trump geç kaldığı için konuşma sırası değişti. Siz de ondan hemen sonra konuşma sırasında olduğunuz için bir karşılaşmanız oldu. BM'deki hitabında Türkiye'den bahsetmemişti ancak bugün konuşmasında İdlib nedeniyle Türkiye'ye teşekkür etti. Bu gelişmeleri o taraftan atılmış bir adım olarak düşünüyor musunuz? O konuşmada, çok kısa da olsa aranızda ne geçti?

Malum konu hiç geçmedi. Sadece öyle bir muhabbet havasında bir karşılaşma oldu. ABD yönetiminden o malum kişiler de vardı yanında. Mike Pence olsun, Mike Pompeo olsun... Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Bolton oradaydı. Sonra hanımefendi Trump oradaydı. ‘Görüşürüz' dedi ama, ben dün akşam yemeğine gitmedim.

Malum aile fotoğrafı oluyor bu toplantılarda. Öğlen yemeğinde malum yan yana masalardaydık. Onun masasında Mısır Devlet Başkanı Sisi vardı, onun için zaten o masaya gitmem söz konusu olamazdı, arkadaşlara bunu söyledik. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov'la bol bol Suriye meselesini konuşma fırsatını bulduk ve oradan ayrılıp diğer görüşmelerimize geçtik.

"TRUMP'IN KONUŞMASINDA ÇELİŞKİLER VARDI"

- Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump BM'deki konuşmasında küreselleşmenin karşısındayız dedi ve milli ordudan söz etti. Aynı Amerika Türkiye'nin güvenlik hassasiyetlerine ise sırtını dönüyor. Bu çelişki değil mi?

Bunu tartışmaya gerek yok. Yaptığı konuşma da da pek çok çelişkiler vardı. Mesela bazı ülkeleri sınır ötesi operasyonlarıyla suçluyor. Peki sahiplendiği İsrail ne yapıyor? İsrail 1948'de neredeydi, şimdi nerede?

Diğerlerine bunu söylerken işgalci ülkelin arkasında duruyorsun. Filistinliler konusunda ise ‘Verdiğim parayı artık vermeyeceğim' diyorsun. Bu tavırlar, asil, onurlu bir devlete yakışmıyor. Kaldı ki ABD'nin daha önceki liderleri bunun taahhüdünü yapmış, onun için de koskoca Birleşmiş Milletler burada kurulmuş. Başka bir yerde de kurulabilirdi. Şimdi tutup, ‘Bundan sonra yüzde 25'i vermeyeceğim. Filistin'e 250 milyon doları vermeyeceğim' denilmesini anlayışla karşılamak mümkün değil. Ortada bir tutarsızlık var. Dünyanın bunu iyi değerlendirmesi lazım.

BM ZİRVESİNDE S-400 ATIŞMASI!

- İran yaptırımları nasıl etkileyecek, olası krize hazır mıyız? Ham petrol almayı azaltacak mı Türkiye? Amerika'nın son dakika sürprizlerine karşı ne yol izleyeceğiz? Türkiye bunlara uymak zorunda mıdır?

Oradan başlayayım. Brüksel'de NATO zirvesinde Sayın Trump Rusya'ya çok acayip yüklendi. Katılımcılara, ‘Siz hepiniz Rusya'yı besliyorsunuz' dedi. ‘Almanya olarak şu kadar para veriyorsunuz' dedi. Bizden bahsetmedi. Bize nezaket gösteriyor. Ben yine de dayanamadım. ‘Sayın Başkan' dedim, ‘Biz doğalgazımızın yüzde 50'sini Rusya'dan alıyoruz. Azerbaycan ve Irak ve Cezayir'den alıyoruz. Biz bunu almazsak bizim vatandaşlarımız karda kışta üşüyecek'. Ben bu itirazı yapınca, Almanya Başbakanı Merkel de çıktı. ‘Doğalgazımınız yüzde 38'i alıyorum halkımı üşütemem' dedi. Yaptırımlar konusunda Türkiye'nin eskiden beri tavrı nettir. Stratejik ürünlerde geri adım atamayız.

Biliyorsunuz, savunma sanayiinde de benzer tartışmalarla karşılaşıyoruz. Biz ülkemizin ihtiyaçlarını en iyi koşullarda gidermek durumundayız. Dün bir ülkenin başbakanı -ismini vermeyeceğim- ‘NATO üyesi bir ülke NATO üyesi olmayan bir yerden nasıl olur da silah alır' dedi. Ben ona ‘Peki o ülke, savunmasına yönelik hiç bir NATO üyesi kendisine silah vermezse ne yapabilir' dedim. Kaldı ki S300 alan Yunanistan'a bir söz var mı, yok. Kendisine bunları söylediğimde sustu kaldı.

Dolayısıyla kusura bakmasınlar, gerekiyorsa Rusya'dan da Çin'den de alacağız. Hatta ortak üretime gireceğiz. Hazırlıklarımızı da bu istikamette yapıyoruz. Bizim şu anda Fransa, İtalya, Türkiye olarak attığımız ortak adımlar var. Aynı şekilde İngiltere ile var. Buradan kaçmıyoruz, bunları da yapıyoruz. Serbest piyasa ekonomisinin egemen olduğu yerde bir ülkenin önünü kesmek doğru değildir.

- Birleşmiş Milletler'de en farklı konuşan lider siz oldunuz, Kudüs konusunda da tavrınızı koydunuz. Trump dört ay içinde yeni çözüm planı açıklayacağını söyledi. "İki devletli çözümden yanayım" dedi. Bu plana karşı sizin düşünceniz nedir?

Bu yeni planın içinde kimlerin, nasıl yer alacağı bizler için önemli. Bazı dedikodular var ama ne kadar ciddiyet kesp eder bilemiyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır gibi ülkelerin nasıl hareket edeceklerine bakmak lazım. Ürdün ne tür bir tavır sergileyecek bakmak lazım. Biz doğru bildiklerimizi yapmaya, Filistinli kardeşlerimize yardımcı olmaya devam edeceğiz.



"ABD MÜNBİÇ'TE SÖZÜNÜ TUTMADI! YPG BÖLGEYİ TERK ETMEDİ"

- İdlib konusunda Trump "Terörle mücadeleye devam edeceğiz" dedi. Ürdün'ü övdü, Türkiye'den bahsetmedi, daha sonra zikretti. Soçi mutabakatına Amerika'nın verebileceği bir katkı var mı? İkinci olarak da Membiç'te son durum nedir?

Amerika Mümbiç'te yol haritasına, takvime kesinlikle uymamıştır; PYP-YPG o bölgeyi terk etmemiştir. Bölgenin gerçek sahipleri hala oraya yerleşememiştir. Amerika burada sözünü tutmadı. 90 gündü. 90 gün aldı başını gidiyor. Bundan sonraki süreçte ne gibi gelişme olur göreceğiz. Soçi ile ilgili biz Amerika ne der diye düşünmedik. O konuda Rusya ile hareket ettik. İran'ı da dışlamadık, işin içinde tuttuk. Özellikle gözlem noktaları önem arz ediyor. 12 gözlem noktası bizde, 10 gözlem noktası Rusya'da, 6 gözlem noktası da İran'da. Başka gözlem noktası olan ülke yok. Ancak 15-20 km olayı önem arz ediyor. Buranın güvenliği Rusya'nın kontrolünde. 10 maddelik muhtıraya savunma bakanlarımız imzayı attı. Orada bunların hepsi yer alıyor. Şu ana kadar hamdolsun iyi gidiyor. Temennim ederim ki bundan sonra da iyi gider süreç. Detaylarda sıkıntı olduğunda, heyetlerimiz bir araya gelip görüşüyorlar. Süreç oradan güç kazanarak devam ediyor.

Arzumuz burada herhangi sıkıntıya düşmeden süreci götürebilmek. Radikal grupların ağır silahlarının tasfiyesine büyük önem veriyoruz. En büyük yük bizim MİT başkanlığımızda. Çalışmalar iyi gidiyor. İdlib'de 3,5 milyon insanın bombardımana uğraması halinde fatura çok ağır olurdu. Bize doğru bir göç dalgasına yol açabilirdi. Allah göstermesin, oralardan 500 bin ya da 1 milyon insan daha gelse altından kalkmak çok zor olur. Hamd olsun, şu an itibarıyla, işler yoluna girmiş görünüyor. Hatta dün 50- 60 bin kişi evine döndü. Bunlar güzel gelişmeler. Temenni ederim ki bu devam eder.

Rusya ile görüştük. Onu başarabilirsek yeniden inşa süreci başlatabilirsek, bölgede bunları yeniden ayağa kaldıralım istiyorum. Bunları Almanya'da Merkel ile görüşeceğim. Muhammed bin Selman G20'de görüşme yapmak istemiş. Onun verdiği sözler de vardı. Bölgede yeniden inşa sürecini başlatabilmek önemli. Bunun başlaması, oradaki tahribatı gidermeye de vesile olacaktır inşallah.

- Bombardıman ihtimali tamamen ortadan kalktı mı?

Şu anda öyle bir şey söyleyemeyiz. Kesin konuşamayız. Ama an itibarıyla öyle bir şey yok. Temennimiz odur ki böyle bir şey olmasın. Bunlar bize Sayın Putin'in vaatleri. Bu arada bir de İstanbul'da bir dörtlü zirve yapacağız. Almanya, Rusya, Fransa ve Türkiye olarak İstanbul'da bir araya geleceğiz. Ön görüşmeler yapıldı, şimdi tarih belirlenmesi gerekiyor.

FIRAT'IN DOĞUSUNDA RUSYA İLE ADIM ATILABİLİR Mİ?

- Bu gelişmelerden sonra Suriye'de kalıcı toprak bütünlüğünün önüdeki engel olarak Fırat'ın doğusu kalmış görünüyor. Bu çok daha çok daha zor bir süreç. Türkiye'nin tutumu hakkında biraz daha ayrıntı verebilir misiniz?

Amerika'nın sınır boyu tahkimatları bizim sınıra çok yakın değil. Onlar yapıyor biz de yapıyoruz. Sadece Suriye sınırı değil Irak da buna dahil. Tedbirimizi alıyoruz. İdlib'de insansız hava aracından tut silahsız hava aracına kadar. Rusya ile yaptık görüşmelerini. Bunların hepsi nereye varıyor bunu göstermesi bakımından önemli. Amerika şu anda o tür tahkimatı terör örgütüyle beraber yapacak. Ama biz asıl terör örgütünün o kendisi için güçlendirdiği koridoru bir defa yardık. O koridor yok. Şu anda Afrin işi bitirdi, Cerabslus, Rai, Bab o işi bitirdi.

- Fırat'ın doğusunda için Rusya ile birlikte hareket edilebilir mi?

Henüz öyle bir durum yok. Ama olmaz diye bir şey de yok. Bundan sonraki süreç nasıl gelişir zamana bırakmakta fayda var.

MHP İLE İTTİFAK VE AF TEKLİFİ

- MHP'den af teklifi geldi mi, sizin önünüze rapor geldi mi, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Henüz bana bir rapor ulaşmış değil. Arkadaşlara gereken talimatları verdim. ‘Bu konuyla ilgili olarak, gerek anayasa, gerek adelet komisyonundaki arkadaşlarımızla, ayrıca onların dışında ekip oluşturulsun, çalışma yapılsın' dedim. Ama benim bu korudaki temel prensibim şu: Devlete karşı işlenen suçları devletin af yetkisi vardır. Şahıslara karşı işlenen suçları devletin af yetkisi yoktur. Bu bizim temel ilkemiz. Dönünce göreceğiz. Konuşur, inceler, ona göre nihai kararımızı veririz.

- İttifak görüşmeleri ne durumda. Sayın Devlet Bahçeli ile görüşmeniz ne zaman?

Bu konuda gelmeyeceğiz diye bir şey yok. Hen an gelebiliriz, hazırız. Mehmet Özhaseki kardeşimizi görevlendirdim. Onlar da Sadır kardeşimizi görevlendirdiler. Mehmet Bey ile görüşme yaptılar. Bunu genişletebilir, geliştirebilirler. Oradan çıkacak neticeleri, biz de bir araya gelmek suretiyle değerlendirebiliriz. Ama piyasada konuşulan şeyler falan bunlar siyasette olacak şeyler değil.

"ADAY ÇIKARMAMAYI TABANIMA NASIL ANLATIRIM?"

- Aday göstermeme konusu mu?

Her siyasi partinin ilkeleri vardır. AK Parti şu anda bir numaralı parti Türkiye'de gerek milletvekili sayısı gerek oyuyla konumu yeri belli olan bir siyasi parti. Son seçimlerde birinci olduğumuz yerde aday çıkarmamayı nasıl anlatırım tabanıma? Seçmen tabanı küserse toparlayamazsınız.

- Devlet Bahçeli, İstanbul için aday göstermeyeceğiz, açıklaması yaptı.

Onu yapılan bir nezaket olarak değerlendiriyorum.

- G-20 zirvesinden sonra Venezüela'ya gitme durumunuz olabilir mi?

Evet söz konusu olabilir. Eğer o zaman diliminde Devlet Başkanı Maduro'nun programı uygun olursa, bu ziyareti gerçekleştirebiliriz. Maduro'yu yalnız bırakmayacağız.

 

https://www.f5haber.com/siyaset/abd-verdigi-sozu-tutmadi-haberi-1055887/

Yorum yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GALATASARAY'DA BİR SAKATLIK ŞOKU DAHA!
GALATASARAY'DA BİR SAKATLIK ŞOKU DAHA!
Konyaspor Aykut Kocaman'la anlaştı
Konyaspor Aykut Kocaman'la anlaştı