Advert

İNCİNSEK DE İNCİTMEYECEĞİZ

31 Mart Yerel Seçimleri öncesi SP Tuzla Belediye Başkan Adayı Resul Kılıç'ı özel röportajımızla Tuzla'ya tanıtıyoruz...

İNCİNSEK DE İNCİTMEYECEĞİZ
Bu içerik 810 kez okundu.

31 Mart 2019 yerel seçimler öncesi belediye başkan adaylarını tanıtmaya devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz, SP Tuzla Belediye Başkan Adayı Resul Kılıç.

 

 

Saadet Partisi Tuzla İlçe Başkanlığı’nda konuk olduğumuz Kılıç ile keyifli, güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Biz sorduk, Kılıç tüm samimiyetiyle sorularımızı cevapladı.

Önce, Resul Kılıç kimdir?

1970 Bitlis Ahlat doğumlu, eğitimci, 1988 yılında ailesiyle Tuzla’ya gelen, askerliği bitirdikten sonra da 1992 yılından itibaren Tuzla’da ikamet eden evli, üç çocuk babası, sporla iç içe olan, masa tenisi şampiyonlukları olan kendini “Tuzlalı” olarak ifade eden bir iş adamıyım.

 

 

Siyasete ne zaman adım attınız?

1994 yılından itibaren, siyasetin içindeyim. Refah Partisi, Fazilet Partisi ile gelen mahalle başkanlıkları, kurucu üyelik, teşkilatta görevler, başkan yardımcılığı ve 2006’da Saadet Partisi’yle devam eden süreçte de 2014 yılında da ilçe başkanlığıyla, milletvekilliği aday adaylığı ve arkadaşlarımızın teveccühü ile bugün de belediye başkan adayı olarak hizmet etmeye devam ediyorum.

2019 yerel seçimleri için ne düşünüyorsunuz?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olduğu müddetçe, ne ilk ne de son seçimler olacaktır. Bizim derdimiz, projelerimizi, kendimizi bir kural çerçevesinde anlatmak ve vatandaşlarımızın takdir buyurduğu teveccühleriyle, 31 Mart’ta çıkan sonuç ne olursa olsun, aslında kimseyi kırmadan, darılmadan ve kimseyi de incitmeden hatta sloganımız olan “İncitsek de incitmeyeceğiz”e uygun olarak, bizim derdimiz insanlara hizmet etmektir. İnanıyorum ki, insanlardan, Tuzla’da da Türkiye’de de bu teveccühü alacağımıza inanıyorum. 1 Nisan’da bu emanet bize teslim edilirse, bir yetim malına sahip çıkar gibi bu emanete hıyanet etmeyeceğimizi de söylemek isterim.

 

 

Kılıç, “Tuzla’da 177 bin seçmenimiz oy kullanacak. Biz sadece, Saadet Partisi’nin değil, bütün seçmenlerin oyuna talibiz. Bunu ne kadar anlatabiliriz, anlattığımız seçmende ne kadar karşılık bulur, bunu seçmenlerimizin insiyatifine bırakıyoruz” dedi.

Tuzla’ya nasıl bakıyorsunuz?

Türkiye’de ve Tuzla’da bir şeylerin değişmesini isteyenlerin sayısı artık çoğalmış durumda. Eskisi gibi değil. İnsanlar bir umutla, bir beklenti içinde oldular. “Artık yeter” deme noktasındalar. Geçenlerde açıklanan rakamlarla, yüzde 26.4 genç işsizimiz var. Artık diplomalı işsizlerimizin sayısı da çoğaldı. Ekonomik anlamda sıkıntılar var. Bunun baş sebebi, üreten bir Türkiye yok. Üretim olmayınca, istihdamın önünü açamıyorsun. Bu ikisi birbirine endeksli. Bu ikisi bir zincirin halkasıdır. Türkiye, sadece İstanbul, İzmir ve Ankara’dan ibaret değil. Her şeyi buraya yığdık. Nüfus da artınca, karşılığı olmadığı için bu sosyal patlamalara sebep oluyor. En önemlisi, ayaklarımız toprağı görmüyor, her yer beton. Derdimiz inşallah, vatandaşlarımızın doğduğu yerde hayatlarını idame ettirmesini sağlamak olacak.

 

 

250 bin nüfusuyla büyüyen Tuzlamızda hayaliniz nedir?

Biz, 30 yıldır Tuzla’dayız. Ömrümüzün büyük kısmını Tuzla için harcadık. 2000’li yıllarda 110 bin nüfusumuz olan Tuzlamız şu anda 2.5 kat arttı. Bu nüfusun yapılan ve gelen projelerle, 400 bini bulacağını düşünüyorum. Mesela, yurt dışına baktığımız zaman bu durumu inceledim: Özellikle, Almanya’nın nüfusu bizden çok. Eyalet sistemiyle yönetiliyor. Ama o kadar sağlam bir nüfus dengesi yapılmış ki insanların yaşadığı yerlerde, yeraltı kaynakları ve fabrikalar var. İnsanlar orada hayatlarını idame ettiriyorlar. Yüksek katlı binalar yok. İnsanların olduğu yerde bahçeler var. Böylece yeşil alan, her zaman ihtiyaç olarak gözetilmiş. Biz, her yıl ocak ayında komşuluk ayı yapıyoruz. Binalar yükseldikçe, komşuluklar bitti. Bunu 5 senedir yapıyoruz. Bu seneki sloganımız, “Komşuna git, komşunu sev, komşunla paylaş”tı. Bakıyoruz ki, değerlerimiz yok olmaya başladı. Kısacası, binalar yükseldikçe, kendi mutluluğumuzu kendi evimizin içinde aradık. Biz bunu kabul etmiyoruz. Hem İslami hem insani sorumluluklarımız var. Bu konuya önem veriyoruz.

 

 

 Kılıç sözlerine, “Tuzla’da parklarımız yok, mesire alanlarımız yok. İmar açıldıkça, bunlar tamamen yok olmaya başladı. İnşallah, bize görev verilirse, 17 mahallemizde insanların taoprakla buluşacağı alanları oluşturacağız. Şuna değinmek istiyorum: Evet, Marina Tuzla’da bir vizyondur, başarılı bir projedir. Yapanlardan Allah razı olsun. Bölgede olması gereken çalışmalardan biriydi. Ama burada bir sorun var: Marina şu anda, elit kesime hizmet ediyor. Parası olanların uğrak yeri. Ne yazık ki birçok mahallemiz sakininin uğrak yeri değil. Daha çok, Tuzla dışından insanların geldiği bir yer. Kısacası, tüm Tuzlalıların gelebildiği bir yer değil.” şeklinde konuştu.

 

 

Saadet Partisi’nin 2014 ve bugün arasında oyunu nasıl görüyorsunuz?

O zaman 3 bin 900 oy almıştık. Bu seçimde, sokakta gördüğümüz teveccüh bizi umutlandırmıştı. Aslında, önümüzde çok engelimiz var. Adil bir yarışın içinde değiliz. Biz siyasi parti olarak devletten yardım almıyoruz. Bir tarafa da bakarsanız, karşımızda belediye başkan adayları değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı var, aynı zamanda da kendisiyle yarışıyoruz. Televizyon ve medyada her zaman olamıyoruz. Tuzla için baktığımızda da hem belediye başkanımız hem de belediye başkan adayı var. Tabii bunların hepsi birer etken.  Bizim için “ittifaktalar” deniyor. Böyle bir şey yok. Biz, bir ittifakın içinde değiliz. Biz 1389 noktada tek başımıza kendi adaylarımızla giriyoruz. Tuzla’da da oyumuzu 15 binle 20 bin seviyesi ve üstünde göreceğimize inanıyorum. Belediye Başkanlığı olmasa bile arkadaşlarımızın meclise projeleriyle, halkımızı temsil edeceğini düşünüyorum.

 

 

1 Nisan sabahı Resul Kılıç ne yapacak?

Bir kere şunu söylemek isterim: Salim Bey, Tuzlalıdır, bizim ağabeyimizdir. Şadi Bey, kıymetli, değer verdiğim başkan ve akranımdır. Sedef Hanım, keza Tuzlalıdır. 1 Nisan sabahı kim kazanırsa kazansın, bizim belediye başkanımızdır. Gider tebrik ederiz, bizim projelerimizden de faydalanmak isterlerse, her zaman destek veririz. Bizim bakış açımız şudur: Adaletin olmadığı yerde, hiçbir şey olmaz. Nerede olursa olsun, adalet varsa, orada partizanlık olmaz, adil yöneticilik olur. Saadet Partisi’nin geçmişten bugüne kirlenmemiş, hiçbir belediyede yolsuzluğu olmamış, hiçbir belediye başkanı görevden alınmamış bir duruşu vardır. Biz, israfa karşıyız. Bunun bilinmesini isterim.

 

 

Seçmenleri geziyorsunuz, aldığınız izlenim nedir?  

Vatandaşlarımızdan çok olumlu bir izlenim alıyoruz. Ekonomik sıkıntı ön plana çıkıyor. Esnafımızın durumu iyi değil. Kimi diyor ki “Siftah yapmadık.” Kimi diyor ki “Kapayacağız, ama malzemeyi, ne yapacağız?” Hep bir erteleme hep bir tehir. Kimi de diyor ki “Bu gitsin de kim gelirse gelsin.” Ama biz diyoruz ki “Orada durun. Kriterlere bakın doğru karar verin. Kim gelirse gelsin bakışı yanlıştır. Yarın gelen gideni de aratmasın.” Daha önce de seçmenimize gittik. “Evet siz iyisiniz, doğruları söylüyorsunuz” denildi. “Siz bunları yaparsınız” denildi. “İnşallah”, “maşallah”la uğurlandık. Ama ben inanıyorum ki, o “inşallah, maşallahlar” bize bu dönem teveccüh olacaktır, bu da bizim umudumuzdur.

 

 

Buradan Tuzlalılara, Tuzla halkına 177 bin seçmene mesajınız nedir?

Öncelikle tüm seçmenlerimize, hiçbir provokatif eylemin içerisinde olmamaları, bu ülkede birliğin, kardeşliğin ön planda tutulacağı, hepimizin ümmetçilik anlayışıyla sıkı sıkıya sarılacağı ve sonuç ne olursa olsun, Tuzla’nın kazanacağını söylemek isterim. Kazananın bir kişi olduğunu, seçmenlerimiz bizi tercih ederlerse, saymış olduğumuz unsurlar içerisinde seçmenlerimizin hizmetkarı olacağımızı belirtiyorum. Bize teslim etmiş oldukları emanete asla hıyanette bulunmayacağız. Ve Tuzlamız için bütün projelerimizi halkımızla beraber hayata geçireceğiz. Son olarak, şu sloganımızla kapatmak isterim: “Cepsiz ceketliler iş başında.” Çalmadan, çırpmadan Tuzlamıza, halkımıza hizmet etmek istiyoruz. Tuzlalı beni tanıyor. İnşallah, arkamızda dua ve destek ve oylarıyla yanımızda olurlar. Sizin aracılığınızla bütün seçmenlerimize saygı, sevgi  ve hürmetlerimi iletiyor, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpüyorum. Allaha emanet olun. Allah yar ve yardımcınız olsun, demek isterim. Sizlere de bize misafir olduğunuz  ve gönül kapınızı açtığınız için teşekkür ederim.

HABER.TUZLAPRESS GAZETESİ 

ÖZEL HABER...

  

 

 

 

  

 

Yorum yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ERDOĞAN'DAN MİLLİ TAKIMA TEBRİK
ERDOĞAN'DAN MİLLİ TAKIMA TEBRİK
TÜRKİYE SONU OLDU!
TÜRKİYE SONU OLDU!