2015 yılında yayınlanan Brookings Raporu’na göre; dünyanın en dinamik ve hızlı gelişen ilk 10 kenti arasında; İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’nın bulunduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Fakat Türkiye’nin 4 şehirle değil, onlarca marka şehirle ’şehirler süper ligi’nde yer alması gerekiyor. Bu hem ekonomik rekabet gücümüz hem de uluslararası ilişkilerimiz bağlamında son derece önemli.Türkiye, şehirleriyle bu yeni dünya oyununda sadece oyuncu değil, oyun kurucu olarak yerini alacaktır, almalıdır. Bölgemizdeki savaşlarda da artık oyun kurucu pozisyonunda. Hem sahada hem de masada kazanan bir ülke konumundayız. Yapmış olduğumuz ’Barış Pınarı Harekatı’ ile sadece ülkemiz değil, bölgemizi ilgilendiren çok önemli bir adımı da atmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

1950’li yıllardan başlayan çarpık kentleşmeden kaynaklı şehirlerde kentsel dönüşüm problemlerinin etkisiyle bugün halen Tekirdağ Ergene’de çevre kirliliğiyle mücadele edildiğinden bahseden Kurum, “Planlı kentleşmenin ne kadar önemli olduğunu hissediyoruz. Bugün 75 milyon vatandaşımız şehirlerde, 6 milyon 330 bin vatandaşımız ise köylerde yaşıyor. Dünyadaki çevre ve şehircilikte gelinen noktayı ülkemiz açısından değerlendirerek, Cumhurbaşkanımızın belirlemiş olduğu hedefler doğrultusunda Ocak ayında Antalya’da 2023’e Doğru Çevre ve Şehirlerin Geleceği konulu bir istişare toplantısı yaptık” diye konuştu.

TÜRKİYE MEKÂNSAL STRATEJİ PLANI
Oradaki 2 günlük yoğun istişareler sonucunda, geleceğimizin şehirlerine dair 127 ayrı hedefi ortaya koyduklarını anlatan Kurum, “Özetle; tarımdan sanayiye, ulaşımdan yeşil alanlara kadar şehirlerimizin 100 yıllık planlamalarını yapmak amacıyla Türkiye Mekânsal Strateji Planımızı tamamlıyoruz. İnsan merkezli bir kentsel dönüşümle; afetlere hazır, kimlikli, kişilikli, engelli dostu marka şehirleri inşa ediyoruz. Coğrafi Bilgi Sistemlerini geliştiriyor, şehirlerimizin dijital dönüşümünü tamamlayacak adımları atıyoruz” şeklinde konuştu.

“KİŞİ BAŞI BİN 500 METREKÜP SU KULLANAN BİR ÜLKEYİZ VE BU ANLAMDA SU FAKİRİYİZ”
Enerji verimli, sıfır atık uyumlu ve akıllı teknolojilerle donatılmış yapılar inşa ettiklerini belirten Kurum, “İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Sıfır Atık çatısı altında yüzlerce yeni çevre projesi yürütüyoruz. Su kaynaklarımızı çok verimli kullanarak arıtmadan sağlanan geri dönüşüm ile kullanma suyu oranlarımızı yüzde 1’den 5’e çıkararak, şuan itibariyle baktığınızda kişi başı bin 500 metreküp su kullanan bir ülkeyiz ve bu anlamda su fakiriyiz” dedi.

“TEDBİR ALMAZSAK 2030’LU YILLARDA SU KITLIĞI YAŞAYACAĞIZ”
İstatistiklere göre kullanma suyu oranının 2030 yılında bin 200 metreküpe düşeceğini öngördüklerini söyleyen “2030’lu yıllarda eğer tedbir almazsak su kıtlığı yaşamaya başlayacağız. Dünyada 2050’li yıllarda artık su savaşlarının çıkacağı öngörülüyor. Su kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmalıyız” şeklinde konuştu.

Kentsel dönüşüm ile ilgili hedeflerin belirlendiğini söyleyen Kurum, acil olarak 1 milyon 500 bin tane konutun dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Kurum, her yıl 300 bin konut dönüştürmek suretiyle bu dönüşüm sürecini tamamlamak istediklerini söyleyerek, “Ülkemiz bankaları finansal darbelere rağmen ayaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığımızla alt ve orta gelir grubuna hitaben projemizi hazırlıyoruz. Bu yıl 65 bin konutun dönüşümünü başlattık. Bu noktada bankalarımızla birlikte deprem ile ilgili dönüşüm noktasında belediyelerimize yüzde 50’ye kadar kredi vererek kentsel dönüşüm sürecini sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.