Advert
Advert
Advert
SİYASİ NİFAK VE İŞGAL İTTİFAKI
VEYSEL ÇELİK

SİYASİ NİFAK VE İŞGAL İTTİFAKI

Bu içerik 148 kez okundu.
Advert

Kuşatma çemberinin işbirlikçileri yurdumuzu alçaklara uğratmak için sinsi ihanet ittifakına hizmet ederken siyasi piyonlar yeni oyunda rol kapma derdinde ve ihanet elmasından bir ısırık almak için birbirleriyle yarışmakta. 

Yeni dünya Ortadoğu’da şekillenirken, sınırlar yerini aşiret ve mezhep haritalarına bırakırken, devletlerin terör örgütleri üzerinden yürüttüğü savaş ve kuşatma hareketleri sürerken Türkiye ihanet, ittifak ve müttefik atlasını güncelliyor. 

Kurtuluş Savaşı ve inkılapları izleyen dönemde Atatürkçülük ismi altında kurulan İnönücü bürokratik devlet yapısı ve masonik teşkilatların Sızıntı kadroları bugünde hala Milli Devlet ve Yerli Hükümet çalışmalarının önündeki en büyük engel ve gizli düşmandır. 

Son onbeş yıllık iktidarların millileşme çaba ve gayretleri karşısında aşılmaz bir duvar örerek her türlü kirli ittifak ve işbirliği içine giren bu derin devlet yapısı, ele geçirdiği bürokrasi gücü ile devletin sinir sistemini felç ederek düşman ve tehdit karşısında tepki veremez hale getirmiştir.

Dış istihbarat servisleriyle terörist pazarlığı yapanlar, bölücü terör ele başını teslim alıp, FETÖ ele başını Amerika’ya göndererek iktidar koltuğuna oturtulan emanetçiler, dönemin milli iradesinin ve idaresinin sonunu getirenlerdir. Hizmet ettikleri global batıl ittifakı ülkemizde batıya bağlı esaret hükümetinin tohumlarını atarken en büyük destekçileri yine bürokrasimiz içine sinmiş olan siyonist tabanlı, mason uzantılı kadrolar olmuştur. 

Geçmişte provakasyon için kullandığı piyonlarını, siyasette  ve ulusal basında kullandığı medya ajanlarını mağaralarda terör ele başı ile pazarlık için kamplara gönderen bürokrasiyi ele geçirmiş olan masonik kadrolar bugün dışarıdan devletimizi kuşatanların müttefikleridir. 

FETÖ ele başı tarafından methiyeler düzülen 80 ihtilali FETÖ kadrolarının bürokrasiye sızıntısının önünü açmıştır. Bu dönemle beraber masonik kadrolar tarafından ele geçirilmiş olan bürokrasi kadroları, milli ve yerli kadrolara karşı linç hareketi başlatmıştır. Bu linç bürokratik yamyamlığa kadar ulaşmıştır. Derin devletin gizli mensupları milli ve yerli tüm unsurları devletten atmak için cinayet ve suikastlere kadar her tür eyleme girişmiştir. 

Türkiye, o dönemde bölücü ve irticai faaliyetler olarak değerlendirdiği terör gruplarıyla gizli anlaşmalar yapan ihanet çetesinin işbirliği neticesinde terör örgütlerine boyun eğmeye zorlanmıştır. Teröre karşı mücadele eden milli kadrolardan asker, polis, siyasetçi, aydın kesimin mensupları sukiastler ve terör eylemleriyle şehit edilirken, gizli ve hain işbirlikler haksız terfilerle yükseltilerek alt kadrolarında derin ihanet çetesinin kontrolüne girmesi sağlanmıştır. 

28 Şubat’ıda kapsayan bu karanlık dönemde hainler kadrolaşmış, terör örgütleri güçlenmiş milli irade postalın altında ezilmiş ve milyonlarca insan fişlenmiştir. 
Bugün devletleşme yolları arayan sınır ötesi terörün güçlenişi de o döneme denk gelmektedir. PKK şekillenerek bugünkü halini almıştır. FETÖ Amerika’nın istihbarat örgütü haline gelmiş ve cinayet dahil her tür oprasyonu meşru maske altında yapabilecek kapasiteye ulaşmıştır. Irak ve Suriye sınırlarında büyüyen bölücü terör unsurları uluslar arası alandan aldığı silah, finansman ve lojistik desteğiyle büyümüş,  siyasallaşmış ve dönemin ana muhalefet partisi tarafından meclise taşınmıştır. 

Çıraklık ve kalfalık dönemini dağda teröristlik ve dış istihbarat servislerine ajanlık yaparak tamamlamış hainleri kadrolarına alıp meclise taşıyan ana muhalefet dün olduğu gibi bugünde  hem geçmişini hem kinli ve kirli sözler yayan terör ağızlarını hem de masum kanına bulanmış kanlı ellerini yıkayacak su bulma derdine düşdüşmüştür.

Irak ve Suriye’nin kuzeyi sadece bir sahnedir. Hainlerin ve batıl işbirlikçilerin sırayla gelip oyununu oynadığı bu ihanet filminin senaryosu batıl tarafından yazılır. Geçmişin güçlü diktatörleri batıla güvenmelerinin bedelini boyunlarına takılan halatla ödemiş olsada asıl tehdit bölgede yaşayan masumların, NATO şemsiyesine sığınan terörist devletler tarafından katlediliyor olmasıdır. Bölgede yaşayan tüm milletler birer piyon olarak kullanılıp asılan devrin diktatörlerinin işbirlikleri yüzünden bugün birer kurban haline dönmüştür. 

Son batıl işbirlikçisi olan Barzani ise aynı sonu paylaşacak olsa da ülkemizin tedbir alması gereken konu Barzani ihanetinin bedelini ödememesi gereken bir zamanların Osmanlı topraklarında yaşayan mazlumların korunmasıdır. 

Etrafımızda kurulan ana işgal planı Türkiye’yi Ortadoğu’da yenebilmek için ülkemizi kuşatma senaryosudur. Kripto ve deşifre olmadan gizlenmeyi başaran FETÖ kadroları – PKK – PYD – DEAŞ terör örgütleri, destek aldıkları bölücü siyaset ve gizli derin devlet yapılanması ile uluslarası devletlerden oluşan işgalci kuvvetler Ortadoğu’da ülkemizi zayıflatmak için ülkemizde ekonomik kriz, siyasal krizler ve terör eylemleri planlamaktadır. 

28 Şubat’ın taşeronları günümüzde de sınırımızı zorlmaya kalkışan bölücülere Paralel olarak siyasi bölücük kurgusu ile fitne ve fesat partisi kurma hazırlığındalar. 
Bölgesinde Lider ve dünyada güçlü ülke konumuna gelen Türkiye sınır içinde ve ötesinde zorlu bir mücadele dönemine giriyor. Bu dönemin tamamında başarılı olabilmesi için bünyesindeki safraları bir an evvel atıp milli ve yerli kadrolar ile ulusal çıkarlar ekseninde geliştirdiği politikapolitikalarla gücünü bölgede göstermelidir. 

Milli hedeflere ancak ve ancak milli ve yerli kadrolarla ulaşılır….

https://www.haber24.com/siyasi-nifak-ve-isgal-ittifaki-makale,145.html

Yorum yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbullandın!.
İstanbullandın!.
F.Bahçe'de 3 yabancı yolcu!.
F.Bahçe'de 3 yabancı yolcu!.