Advert
HEDEF KIZIL ELMA…
VEYSEL ÇELİK

HEDEF KIZIL ELMA…

Bu içerik 1050 kez okundu.
Advert

Hainler ihanetleriyle sadece kendi hazin sonlarına yön verir, gelecek ise cesaretleriyle destan yazan kahramanlar tarafından şekillendirilir… Davanın sahibi Hakk’tır, biz inanırsak ve imanla davaya sarılırsak zafer muhakkaktır…

İman ve inanç varsa cesaret vardır. Cesaret varsa esaret yoktur. Cihat ettiğimiz bugünlerde batıl tapınaklarının sözcülüğünü yapıp, ihanet hançerleri ile sırtımızdan vurmaya çalışanların din düşmanlığı işte bu yüzden. Terör örgütleriyle iş tutup istihbarat servislerinin kuklası haline gelmiş gravatlı teröristlerin birer karanlık gölge gibi içimizde gezerken bizi içten yıkmaya çalışmaları kin ve nefretle beslenen işte bu din düşmanlığından.

Düşmanlıkları yeni değil, Kabil’den, kötülükleri yeni değil o ilk günah kibirden, ihanetleri yeni değil İblisten ve uğrayacakları hezimet tesadüf değil Hakk’ın adaleti ve inancın hakimiyetinden…. Kah İngiliz Sarayları şövalyeliğinden, kah Amerikan bezine sığınmaktan, kah Alman pasaportu güvencesinden, kah akademik sulta masalının beyaz atlı hizmetkar prensliğinden, kah dağda terörist fotoğraflarının cesaretinden, kah devşirme pakrudini akrabalığa sığınıp kan dökme hevesinden veya kurt olduğunu iddia edip çakal siyasetinden medet umanlara verilecek bir cevap var bekleyen; Osmanlı tokatı o tüm hainlerin enselerine inecek olan…

Türkiye için asıl tehdit ve ana düşman unsuru, sürekli olarak stratejik ortaklık masalı veya diplomatik şantajlarla ulusal birliğimizi tehdit etmeye çalışan uluslararası derin dünya tehdididir. Amerika başta olmak üzere NATO şemsiye altında ülkemize düşmanlık besleyenler, tarih boyunca sadece zayıf anımızda saldırı için bekleyen batıl ittifaktır. Bu ittifak yeni nesil savaş taktiği olan terör örgütü besleme stratejisi ile sınırlarımız etrafında ana çatısını bizzat kendi ülkelerinin savaş gücü en yüksek askerlerinden oluşturulmuş terör ordusu ile bizi işgale yeltenmiştir. Uluslararası alanda stratejik ortaklık yalanı ile kamuoyuna dostluk mesajları verirken, teröristlerden oluşan batıl ordusu ile bizi kuşattılar.

Amerika komutasındaki terörist ordusu içimizdeki hainlerin çıkaracağı kaos ortamından faydalanarak sınırımızdan girerek ülkemize saldırmayı beklerken ordumuz tarafından başlatılan “ZEYTİN DALI” operasyonuyla bir kez daha yenilgiye uğratılmıştır.

DEAŞ terör örgütü Obama döneminde;
- Türkiye ile bire bir çatışmamak, terör eliyle Türkiye’yi yıpratmak
- İslam’ı terör ile özdeşleştirip dünyada İslam karşıtı kampanya yapmak
- Türkiye’yi DEAŞ terör örgütüne destek veriyor iddiası ile yanlızlaştırmak
- Bölgede Sünni Şii çatışması çıkarmak ve Müslüman katliamı yapmak
- Batıya destek olmayan aşiretleri yok etmek
- Suriye ve Irak Devletlerinden toprak koparmak
- Açılmak istenen Irak Akdeniz koridorunu kontrol altına almak
- Irak ve Suriye’de petrol kuyularını ve boru hatlarını kontrol altına almak
- Özellikle cami, mescit ve türbeleri yok etmek
- Organ mafyasına kobay insan sağlamak
- Binlerce yıldır aranan kutsal emanetleri bulabilmek için kutsal yerlerin altını üstüne getirmek amaçlarıyla bizzat Amerika tarafından kuruldu ve silahlandırıldı.

DEAŞ terör örgütü istenilen alanları açıp gerekli katliamları yapınca Amerika stratejik planının ikinci adımına geçildi. Bu adımda ise DEAŞ yine Amerika tarafından oluşturulan diğer terör örgütü YPG / PYD güçleri ile durdurulacaktı. Böylece Suriye ve Irak resmi hükümetleri hala sona ermemiş olsa dahi koparılan topraklarda yeni bir sözde Kürt özde Siyonist devlet kurulacaktı.

İsrail modeli gibi kurulacak olan bu terör devleti tıpkı İsrail’in Filistin topraklarında yapılanması gibi Türkiye içinde yapılandırılarak Türkiye’nin bölünmesi adımına geçilecekti. Dünyanın başına Hitler’den sonra gelmiş en tehlikeli diktatör olan Trump, DEAŞ, PYD, YPG terör örgütleriyle sürdürülen planın son aşamasına geçmek için hem Türkiye’nin güneyini terör bataklığına çevirmiş hem de Türkiye’de satın aldığı hain siyasi piyonları sahneye sürerek Ak Parti ve MHP teşkilatlarını bölmeyi amaçlamıştır.

İşgal planının başarıya ulaşabilmesi için içeride siyasi kargaşa ve kaos içinde bırakılarak dışarıda terör kuşatması ile işgal altına alınmış NATO üyesi Türkiye’nin NATO üyesi ülkeler tarafından yamyam saldırısına teslim edilecekti. Trump ise peşinden koştuğu mistik, Helenistik yarı tanrı yarı kral düşlerle yeni Tanrı Kral olarak dünyayı kan gölüne çevirmeye hazırlanmakta.

Trump, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasını da taç giyme töreni için istemiştir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Türkiye ile hareket eden batı bu sebeple Trump karşısında yer almıştır. Bu yenilgi Amerika’nın kurulduğu günden beri aldığı en aşağılayıcı yenilgidir. Tüm kara planları boşa çıkarılacak olan TRUMP yakında Amerikan Derin Devleti tarafından emekli edilecektir. Bu emeklilik ya mağluben, ya malulen olacaktır.

Tüm bu kuşatma ve Türk İslam karşıtı terör ordusu bizi kuşatırken bu kuşatmayı yok etmek için Afrin’de verilen savaş yeryüzünde bundan sonra verilecek olan savaşın başlangıcı ve batıya doğacak Türk İslam medeniyeti güneşinin ilk ışıklarıdır. Gerek Afrin’de gerekse sınırlarımız içinde Türkiye’yi durdurmak isteyen sinsi güç; hainler, bölücüler ve kriptolar arası diyalog çetesidir.

Algı çetesi hem uluslararası baskı yaratmak hem de milli birlik ve beraberliği sabote ederek sınır ötesi operasyonları bırakması için hükümete şantaj yapmayı planlıyor. Abdo C ittifakı ve Mösyö David hanedanlığına bel bağlayan şövalye kardeşliği, milletin birlik ve beraberliği karşısında çatır çatır çatlayacaktır. Ne hain vazgeçecek ihanetinden, ne biz mücadeleyi bırakacağız ancak gelinen noktada dünyanın anlaması gereken konuları her zamankinden daha yüksek sesle haykırmalıyız.
- Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar vermiyor, Suriye’yi sınırlarına nüfuz etmiş terör örgütlerinden temizleyerek terör bataklığını kurutuyor.
- Türkiye hukuksuz bir operasyon yapmıyor, uluslararası hukuktan aldığı hak ve güç ile meşru müdafaa hakkını kullanıyor.
- Türkiye sivillere zarar vermiyor, sivilleri canlı kalkan olarak terör örgütünün elinden sivilleri kurtarıyor.
- Türkiye sınırlarını genişletmeye çalışmıyor, gözü sınırlarında olan batılı ülkelerin batıl teröristlerini etkisiz hale getiriyor.
- Türkiye bölgede Suriye ile savaşmıyor, Türkiye bölgede temizlik yapıyor.
- Hattı müdafa yoktur, Sathı müdafa vardır, o satıh bütün mazlum coğrafyalkardır. Açılacak olan yeni koridor ile Türkiye Suriye ve Türkiye Irak sınırı hiçbir terör örgütünün barınamayacağı bir coğrafya haline getirilecektir.

Uluslararası anlaşmalar ile meşru devletler haritada dururken, başkasının ülkesinden devlet kurduğunu iddia edip Türkiye’den toprak talep eden dış unsurlara hak ettikleri cevap verilirken operasyonların orta ve uzun vadede sonuca ulaşabilmesi için bürokrasi ve siyasi dünyamıza sızmış hain ve teröristlerinde tespit edilip etkisiz hale getirilmesi şarttır.

Türkiye ne zaman dış bir güçle karşı karşıya gelse direk olarak iç kargaşa ve huzursuzluk çıkaran potansiyel tehditler kalıcı olarak etkisiz hale getirilmeden ülkemizin geleceği teminat altına alınmış olamaz. Hiçbir ihanetin tesadüf olmayacağı gibi, bedelsiz bırakılmaması da gereklidir. Düşmanlıkların kökü içeride ve ihanetlerin kökeni dışarıdadır. Türkiye bugün bölge ve dünya barışı adına gerçek ve tam bir mücadeleyi tek başına verirken tüm dünya nasıl bir tehlikeden dönüldüğünü belki on sene sonra görecektir.

Başta Amerika olmak üzere terör örgütü besleyicisi ülkeler ülkemiz ve coğrafyamız üzerindeki karanlık emelleri ile kurduğu tuzaklar ile gelinen noktanın asıl sorumlularıdır. Bu noktadan sona yapılması gereken Suriye ve Irak hükümetlerinin bir an evvel yeniden ülke olma güç ve bilincine kavuşturulmasıdır. Bölgede şeytanın tuzaklar kurmasının ana sebebi bölgedeki otorite boşluğudur.

Irak ve Suriye merkezi hükümetleri bölgedeki kalıcı çözümün teminatı olacaktır. Aksi takdirde bölgede temizlik bitince yeni figüranlar bölgeyi doldurmaya çalışacaktır ki Türkiye buna yine müsaade etmeyecektir. Güney sınırımızın tamamı temizlenene kadar devam edecek operasyonlar sadece ülkemizin değil bölge ve dünya barışının ve huzurunun teminatı olacaktır.

Milli ve manevi değerlerimiz etrafında toplanarak ulusal menfaatlerimiz ışığında devletimiz, milletimiz ve ordumuz etrafında tek yumruk olmak zorundayız. Hattı Müdafaa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün mazlum coğrafyalardır…

VEYSEL ÇELİK

https://www.haber24.com/hedef-kizil-elma-makale,183.html

Yorum yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAKAN KASAPOĞLU, MUSTAFA CENGİZ'İ KABUL ETTİ
BAKAN KASAPOĞLU, MUSTAFA CENGİZ'İ KABUL ETTİ
PFDK'DAN AHMET AĞAOĞLU'NA CEZA
PFDK'DAN AHMET AĞAOĞLU'NA CEZA