Advert
DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ
JİNEKOLOG DR. ELİF SAYIN

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ

Bu içerik 391 kez okundu.
Advert

Yeni bir bebeğin doğumu, toplumun hemen her kesiminde büyük bir coşkuyla kutlanır, herkesi biraraya getirir, mutlu eder. Anne ve baba için, aynı zamanda, hayatın akışını tümden değiştiren bir durumdur. Çocuk sahibi olmaya karar verirken fiziki koşullar, maddi imkanlar, çalışma koşulları, psikolojik şartlar, her iki ebeveynin sağlık durumları gibi etkenler oldukça önemlidir. Bu noktada, çocuğun geliş zamanını ayarlamak adına, gebeliği öteleyici, zamansız gebeliği engelleyici birtakım tedbirler almak gerekir ki, bunlara da doğum kontrol yöntemleri diyoruz.

Doğum kontrolü amacıyla kullanılabilecek hormonal yöntemler ki bunların arasında ağızdan alınan doğum kontrol ilaçları, düzenli aralıklarla yaptırılan iğneler, hormonlu spiral ve kola takılan implantlar bulunur, geleneksel yöntemler, bariyer yöntemleri ve kalıcı doğum kontrolünü sağlayan cerrahi yöntemler mevcuttur.

Doğum kontrol ilaçları söz konusu olduğunda hep akla meme kanseri gelir. Doğum kontrol ilacı ile meme arasında ilişki kuran ya da bunu reddeden pek çok yayın olmakla birlikte, doğum kontrol ilaçlarının meme kanserine neden olduğunu söylemek mümkün değildir. Net olarak bildiğimiz, doğum kontrol ilaçlarının rahim, yumurtalık ve kolorektal kanserden koruyucu etkileri olduğudur. Düzenli kullanıldığı takdirde, istenmeyen gebeliklerin önlenmesi konusunda %99 etkilidir. Adet sancıları ve adet düzensizliğini engellemek, kansızlığı azaltmak gibi bir takım sekonder kazanımları da vardır. İlacı kullanmaması gereken kişiler şunlardır:
 Emziren, yeni doğum yapmış anneler
 35 yaş üstünde olup düzenli sigara içen kadınlar
 Damar tıkanıklığına bağlı felç öyküsü olan kadınlar
 Karaciğer hastalığı olanlar
 Migren
 Nedeni bilinmeyen anormal kanaması olan hastalar
 Yeni ameliyat olmuş ya da ameliyata hazırlanan kadınlar.
Üç ayda bir yaptırılan iğneler, hormonlu spiral ve implantlar, doğum kontrol ilacına kıyasla kullanım kolaylığı olan ve en az doğum kontrol ilacı kadar etkili yöntemlerdir. Ancak, çoğu zaman ara kanamaların sıklığı, şişkinlik, saç dökülmesi, sivilce oluşumu gibi yan etkiler nedeniyle kullanım sıklığı düşüktür.


Özellikle ülkemizde hala en sık kullanılan yöntemler geleneksel yöntemlerdir, yani geri çekilme ve takvim yöntemi. Aslında en güvensiz, gebelik riski en yüksek olanlar da bunlardır. Geri çekilme yönteminde, erkeğin son derece kontrollü olması, penetrasyon aşamasında boşalmanın gerçekleşmiyor olması gerekir. Takvim yöntemi ise ancak düzenli adet gören kadınlarda, gebe kalma aralığının iyi hesaplandığı ve bir sonraki ayda düzensizlik oluşmayacağı farzedilirse işe yarar.

Bariyer yöntemleri, spermin vajene, dolayısıyla rahim içerisine girmesini engelleyen yöntemlerdir. Bu amaçla, hem kadınlar, hem de erkekler için geliştirilmiş olan prezervatifler vardır. Prezervatiflerin tüm diğer yöntemlere üstünlüğü, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan da koruyabiliyor olmalarıdır. Tabi bu durum her zaman geçerli olmamakla birlikte, çoğu bakteriyel ve viral enfeksiyonda oldukça etkilidir.

Son olarak tartışacağımız yöntem ise kalıcı doğum kontrolü, yani ‘kısırlaştırma’. Cerrahi olarak uygulanan bu yöntemlerle gelecekte olabilecek tüm gebelikleri önlenir. Erkekler için vazektomi, kadınlar içinse tüplerin bağlanması, bu amaçla yapılan işlemlerdir. Bu işlemler sonrası kadınlar fikir değiştirir de yeniden çocuk sahibi olmaya karar verirse, ki olmuyor değil, tüp bebek yöntemi ile başarılı olunabilir. Ancak vazektomi yaptıran erkekler için, bu şekilde alternatif bir yöntem yoktur.
Sonuç olarak, bu saydığımız yöntemlerden her birinin artıları ve eksileri mevcuttur. Herkese uygun tek bir yöntemden bahsetmek neredeyse imkansızdır. Hangi yöntemin seçileceği hastaya göre çeşitlilik gösterir. Önemli olan hastanın kendini rahat hissettiği, kendisine uygun olan yöntemi bulmak ve güvenle kullanmasını sağlamaktır.

Yorum yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
RESMEN FENERBAHÇE'DE
RESMEN FENERBAHÇE'DE
SÜPER LİG'DEN SERİE A'YA...
SÜPER LİG'DEN SERİE A'YA...