Advert
HPV ENFEKSİYONU VE SERVİKAL KANSER
JİNEKOLOG DR. ELİF SAYIN

HPV ENFEKSİYONU VE SERVİKAL KANSER

Bu içerik 946 kez okundu.
Advert

HPV enfeksiyonu, genelde cilt ve mukozalarda siğile neden olan bulaşıcı bir virüstür. İnsanda hastalık yapan 100’ün üzerinde çeşidi vardır ve bunlardan bazıları kadında rahim ağzı kanserine neden olabilir. Nadir de olsa anüs, penis, kadın dış genitalya ve boğaz (orofarenks) kanserleriyle de bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Virüs vücuda ufak kesilerden, yaralardan girse de temel bulaşma yolu ciltten-cilde temastır. Yani en sık bulaşma yolu cinsel ilişkidir.


Genital siğil, yayvan karnıbahar benzeri yüzeyi olan ya da saplı lezyonlar halinde görülebilir. Kadınlarda sıkça hastalık yaptığı bölge dış genital dudaklardır, ancak vajen, anüs gibi bölgelerde görülebilir. Genellikle ele gelen lezyon dışında bir bulguya neden olmaz, nadiren kaşıntı yapabilir.


Kadınların bağışıklık sistemi, human papillomavirüs (HPV) ile karşılaştıklarında, genelde ciddi bir hastalık oluşmasını engeller. Fakat, az sayıda kadının vücudunda virüs uzun yıllar kalır. En nihayetinde, rahim ağzındaki hücrelerde değişimlere neden olarak kanseri tetikleyebilir. Öncelikle viral enfeksiyonla başlayan bu süreç tetiklenirse, sırasıyla prekanseröz lezyon ardından da kanser gelişir. Kansere neden olabilen tipleriyse genelde siğil oluşturmazlar. Sigara içen, kilolu olan, uzun süre doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda kanserin daha sık geliştiğini biliyoruz.


HPV enfeksiyonuna karşı koruyan aşılar da var. Aşılanmak hem siğilden, hem de rahim ağzı kanserinden koruyor. Piyasada üç tip aşı geliştirilmiş durumda: Cervarix, Gardasil ve Gardasil 9. Ülkemizde ilk ikisi mevcut. Ben de klinik pratiğimde aşıyı öneriyorum. Öncelikli olarak cinsel ilişkisi başlamamış genç kadın ve erkeklere uygulamak lazım. 14 yaşına kadar olan kız ve erkek çocuklarında en az 6 ay arayla 2 dozun yeterli olduğu bildiriliyor. 15 yaşından itibaren uygulanan aşılar ise 3 doz halinde yapılır. Henüz birkaç hafta evvel, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (U.S. Food and Drug Administration) aşının 45 yaşına kadar yapılmasını onayladı.


Cinsel anlamda aktif olan bir kadın için en sağlıklı olanı, hem partnerinin hem kendisinin tek eşli bir ilişki yaşamasıdır. Prezervatif, özellikle genital siğillere karşı etkili olamamakla birlikte yine de kullanılmalı. Aktif enfeksiyonu olan bir partnerle ilişkiye girilmemeli. Bunlar her zaman kontrol edebileceğimiz faktörler değil elbette. Bu noktada PAP-smear testini düzenli yaptırmak çok önemli. Henüz kanser aşamasına evrilmemişken yakalayıp tedavi etmemizi sağlayan, rahim ağzından hücre örnekleri toplanmasına dayalı, son derece kıymetli bir test PAP-smear testi. Kadınların en geç 21 yaşında bu testi yaptırmaya başlayıp 65 yaşına kadar düzenli aralıklarla yaptırması öneriliyor.


Smear testini yaptırmak, normal jinekolojik muayene sırasında, vajinal yoldan yapılan bir işlemdir. Testin yapılmasından hemen önce ilişkiye girilmemeli, herhangi bir vajinal ilaç, krem, spermisid kullanılmamalıdır. Test, kadının adet kanamasının olmadığı bir zamanda planlanır.


PAP-smear testinin düzenli aralıklarla tekrar edilmesi, kanser açısından koruyucu, erken tanı ve tedaviye fırsat sağlayan bir önlemdir. Bu nedenle, düzenli jinekolojik muayenelerinizi yaptırmanız çok önemli. Geleceğe dair yaptığınız en büyük yatırımın vücudunuza iyi bakmak olduğunu unutmayın!

Yorum yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HEDEFİMİZ AVRUPA KUPALARINA GİTMEK
HEDEFİMİZ AVRUPA KUPALARINA GİTMEK
BEŞİKTAŞ'TA SEÇİM HEYECANI
BEŞİKTAŞ'TA SEÇİM HEYECANI